2 Aralık 2013 Pazartesi

ANTEP - Gezi Yazı Dizisi # 5

Antep, gerçekten de uzun uzun gezebildiğimiz şehirlerdendi. Çok güzel yerler gördük, gezdik, öğrendik...

BAKIRCILAR ÇARŞISI

Her şehirde en az bir bakırcılar çarşısına denk geldik. Sanıyorum ki Antep'te bakırcılık önemli bir meslek dalıymış. Lütfen yargılamayın, kesin hafızam beni yanıltıyordur, Google amcamıza sorun, doğrusunu öğrenin, bana da yorumlarınızla öğretin :) 











FISTIK TARLALARI

Hayatımızda ilk defa fıstık tarlası gördük. Hatta cehaletimi bağışlayın, fıstık nerede yetişir diye sorsanız, "Bilmem ki yerde mi acaba, bitki mi, kök mü acaba?" diye yanıt verebilirdim. İşte tam da bu sebeple gezelim, görelim, öğrenelim... Öğrendik, ağaçtaymış :)














ANTEP KALESİ

Her gezginin hile anları vardır. Biz de bu hile hakkımızı Antep Kalesi'nde kullandık. Bütün gün o kadar çok yürümüşüz ki ayak parmaklarımızı hissetmiyoruz... Rehber bizi Antep meydanda bıraktı "İsteyen şurada bir çay içip dinlensin, isteyen de tepede kale var, oraya çıkıp gezsin." dedi. Gezeceğiz ya, itişe kakışa çıktık... Gelgelelim ki kalenin içerisinde girecek takati kendimizde bulamadık. Kaleye girip gezmeden, dışarıdan fotoğraf çekindik :) Kötü... Ama ne yapalım...








PİŞİRİCİ VE İHSANBEY KASTELLERİ

Yerin altındaki kastellerin bulunduğu yerler o kadar otantikti ki. Çok güzel restoranlar yapmışlar, loş ışıkla çok şık aydınlatmışlar ve turistin izlemesine sunmuşlar.















ZEUGMA ARKEOLOJİ MÜZESİ

GAP Turu sırasında bizi en çok şaşırtan yer şüphesiz ki Zeugma Arkeoloji Müzesi oldu. Müzeciliğin bu kadar kötü durumda olduğu ülkemizde, değil İstanbul, Antep gibi bir yerde böyle muhteşem bir müze hazırlanmış olması çok hoşumuza gitti. Bünyesinde barındırdığı eserler, modern teknoloji ile desteklenen mekan, temiz ve ferah dağılım, bilgi ve anlatım yardımcılarıyla dünya çapında bir müze deneyimi sunuyor. Burayı öğrendikten sonra duydum ki insanlar sırf bu müzeyi ziyaret edebilmek için Türkiye'nin pek çok yerinden kalkıp Antep'e geliyorlarmış. Hatta meşhur Çingene Kızı mozaiği de burada sergileniyor.







Çingene Kızı mozaiğini özel bir odada, karanlık, sadece mozaiği aydınlatacak ışıklarla sergilemişler. Sıraya girip iyice odanın derinliklerine ilerledikten sonra görebiliyorsunuz. Böyle bir özen görmesi çok hoşumuza gitti.
















SEDEF ATÖLYESİ

Sedef işçiliğiyle ilgili hiçbir fikrimiz yoktu. Nasıl, neden yapılır... Atölyenin ustası bize güzelce anlattı. Sedef işlemeli kutuya dışarıdan baktığımızda tahmin ettiğimiz kolaylıkta olmadığını anladık. Kabaca anlatmak gerekirse ahşabın üzerine motif çiziliyor, usta ellerce oyuluyor. Ardından ustamız yere büyük bir kova ile eciş bücüş sedefleri koyuyor. El ve göz yordamıyla seçtiği sedef parçasını, yine el ve göz yordamıyla uygun oyuğa yerleştiriyor. Ardından bir sürü farklı işlemden geçen ahşap, son halini alıyor. Günümüzde her şeyin sahtesi çıktığı gibi sedefin de sahtesi çıkmış. Plastikten sedef görünümlü işlemeler yapıp, piyasada gerçek sedef diye satıyorlarmış.

















Hiç yorum yok: